Ayurveda Nedir? Ayurveda memleketi Hindistan olan ve orada yaygın olarak uygulanan holistik bir tıp sistemidir. Ayurveda sözcüğü yaşam bilimi anlamına gelen sanskritçe bir sözcüktür. Ayu=yaşam, veda=bilmek anlamına gelir. Ayurveda ilk olarak dünyadaki en eski yazılı eser olan vedalardan kaydedilmiştir. Bu şifa sistemi 5000 yıldan uzun süredir Hindistan'da günlük hayatta kullanılmaktadır.
Ayurveda insanın bir mikrokozmos kendi içinde bir evren olduğunu öğretir. O dış evrenin kozmik güçlerinin bir çocuğudur. Onun bireysel varoluşu kozmik tezahürün bütününden ayrılamaz. Ayurveda, bireysel ruhla evrensel ruh, bireysel bilinçle evrensel bilinç, enerji ile madde arasındaki doğal ilişkiyi göz önüne alarak , sağlığa ve hastalığa holistik ( bütüncül) açıdan bakar.
Bu bilgi ilk defa 1986 yılında açılan büyük bir kursla batılı hekimlere verilmiş, 1989 ve 1990 yıllarında Amerika’da, 1990-91 yıllarında da Avrupa’da popülarite kazanmaya başlamıştır. Birçok batı ülkesinde, ileri tıp merkezlerinde bu konuyla ilgili ilaçlar ve tedavi yöntemleri, tıbbi araştırmalara tabi tutulmuştur.
Ayurveda, insanı doku, organ, akciğer gibi tek yönüyle değil, tüm organlarıyla ve dokularıyla, fiziksel bedeniyle, ruhsal yapısıyla, bilinç düzeyiyle, hatta yaşadığı ortamla ve makrokosmosla bir bütün olarak ele alır. Çünkü evrendeki herşeyi, bir bütünün parçası olarak kabul eder. Yanlış yaşam tarzını değiştirmeyi önerir, kişinin kendi beden tipini ve özelliklerini kişiye tanıtır. Adeta kendi bedeninin kullanma talimatnamesini öğretir.
Ayurveda uygulaması insanın mutluluğunu, sağlığını ve yaratıcı gelişmesini daha ileriye götürmek için tasarlanmıştır.
Ayurveda öğretilerini inceleyerek herkes pratik kendini iyileştirme bilgisini kazanabilir. Bedendeki tüm enerjilerin doğru bir şekilde dengelenmesiyle, fiziksel bozulma ve hastalık büyük ölçüde önlenebilir. Bu kavram; bireyin kendini iyileştirme yetisi, ayurveda biliminin esasıdır.
Evren sürekli değişim geçirerek genişler, fakat bütünlüğünü korur. Değişim geçirmek ve ayrılmak problem değildir. Problem birliği unutmaktır.
İnsan sürekli bir değişim içindedir. Adeta akan bir ırmaktır. Bir hint deyişi “Siz hiçbir zaman ırmakta aynı suyla yıkanamazsınız” der. Benzer bir deyişle yunanlı filozof Herakleitos ise, yaşamın varoluşunun dinamik dengesini ırmak ile yaşam arasındaki ünlü benzetmesiyle dile getirir. “ Aynı ırmakta iki defa yıkanamazsınız, vücudunuzdaki yağ dokusu, bir ay onceki yağ dokusu değildir. Her üç haftada bir, yağ dokuları değişir. Her beş günde bir, midedeki iç tabaka değişir. Her beş haftada bir, cilt hücreleri değişir. İskeletimiz ise daha katı ve sert olduğu için üç ayda bir değişir.
Her bilim kendine ait özel bir dil, terminoloji kullanır. Ayurvedayı anlayabilmek için her şeyde var olan üç yaşam enerjisini bilmek gerekir. Zihin ve bedenin birleştiği, düşüncenin maddeye, korkunun adrenaline dönüştüğü yerde “dosha” olarak adlandırdığımız üç yaşam enerjisi olan Vata-Dosha, Pitta-Dosha, Kapha-Dosha bulunur. Bu üç Dosha da evreni oluşturan elementlerin özelliklerini taşırlar.
Vata Dosha= akasa ve vayu= Boşluk ve havadan oluşur.
Pitta Dosha= agni ve apa = Ateş ve bir parça sudan oluşur.
Kapha Dosha= Apa ve piritivi= Su ve topraktan oluşur.
Evreni oluşturan her şeyde, yediğimiz gıdalarda, günün saatlerinde, mevsimlerde, dinlediğimiz müzikte, sohbetlerimizde doshaların nitelikleri vardır.
Ayurveda’da gün, mevsim rutinleri veya yaş dönemlerinin dosha’sı;
Günlük rutin;
06.00-10.00= Kapha
10.00-14.00= Pitta
14.00-18.00= Vata
18.00-22.00= Kapha
22.00-02.00= Pitta
02.00-06.00= Vata
Mevsimsel rutin;
Vata= (Sonbahar sonu, kış)
Eylül sonu, ekim, kasım, aralık, ocak
Pitta= ( yaz, sonbahar başı)
Haziran ortası, temmuz, ağustos, eylül başı.
Kapha= (Kış sonu, ilkbahar)
Şubat, mart, nisan, mayıs
Yaş Dönemleri;
0-30 yaş Kapha
30-60 yaş Pitta
60 yaş sonrası Vata
Bu üç unsur- vata, pitta, kapha- beden, zihin ve bilincin tüm biyolojik, psikolojik ve fizyopatalojik işlevlerini yönetir. Bunlar, normal fizyolojik hali içinde beden için temel ögeler ve koruyucu engeller görevi görürler; bunlar dengesiz olduğu zaman, hastalık süreçlerine katkıda bulunurlar.
Sağlık düzendir, hastalık düzensizliktir. Bedenin içinde düzenle düzensizlik arasında daimi bir etkileşim vardır. Sağlık hali şu durumlarda vardır;
Sindirim ateşi (agni) dengeli bir durumdayken,
Beden salgıları (vata-pitta-kapha) denge içindeyken,
Üç atık madde olan idrar, dışkı ve ter normal düzeylerde üretildiği ve denge içinde olduğu zaman,
Duyular normal işlediği zaman ve beden, zihin ve bilinç bütün olarak uyum içinde çalıştığı zaman…
Bu sistemlerden herhangi birinin dengesi bozulduğu zaman hastalık süreci başlar. Yukarıda bahsedilen unsurların ve işlevlerin dengesi doğal direnç ve bağışıklıktan sorumlu olduğu için, sağlığı iyi olan insanları bulaşıcı hastalıklar bile etkileyemez.
Ayurveda duyguların tarafsızca gözlenmesini ve sonra da dağılıp gitmesine izin verilmesini önerir. Duygular bastırıldığı zaman, bu bastırma zihinde ve nihayet bedenin işlevinde bozulmaya yol açar.