Shanti Yoga Merkezi

Sen neye hazırsan, o da senin için hazırdır...

Yoga
Yoga Terapi
Bitkisel Tedavi
Doğada Yoga
Şiyatsu
Ayurveda
Vejeteryan Beslenme
Detoks
Masaj
Hakkımızda
Ders Programı
Gelecek Etkinlikler
İletişim
 Vejetaryen Beslenme:

 

Karada yaşayan memeli canlıları üç gruba ayırabiliriz.

-Etle beslenenler

-Ot veya yaprak yiyenler

-Meyveyle beslenenler

 

Etle beslenen hayvanlardan aslan, köpek, sırtlan, kurt ve kedinin diğer hayvanlar aleminden ayrılan belirgin özellikleri vardır.

* Birincisi sindirim sistemleri vücut boylarının 3 katı uzunluğunda yani otoburlara göre kısa ve basittir. Bunun nedeni etin vücutta uzun süre kalmasıyla, çabucak çürümesi ve sonuçta oluşan zehirli maddelerin kan dolaşımına geçmesi tehlikesidir. Otoburların ise otsu besinlerin sindiriminin daha uzun sürmesi nedeniyle bağırsak sistemleri uzundur. Beden boylarının on katı uzunluğunda bağırsak sistemleri vardır.

* Gece serinliğinde avlanıp, gündüz saatlerini uyuyarak geçiren etoburların vücutlarını serin tutmak için ter bezlerine gereksinimleri yoktur. Bu nedenle derileriyle değil, dilleriyle ter dökerler. Otoburlar ise zamanlarının çoğunu yiyecek toplayarak geçirirler ve vücutlarını serin tutmak için derileriyle ter dökerler.

* Etoburların diş yapıları eti koparmak için sivridir. Azı dişleri yoktur. Ot ve yaprak yiyen canlıların yirmi dört ozel öğütücü dişi vardır ve sindirimin ağızda başlamasını sağlayan pityalin maddesi tükürükte bulunur.

* Etoburlarda kemik ve liflerin sindirilebilmesi icin midelerinde, otoburlardan on kat daha kuvvetli hidroklorik asit bulunmaktadır.

 

İnsanın sindirim sistemi beden boyunun on iki katıdır. Suyu öteki vejetaryen canlılar gibi emerek içerler. Diş ve tırnak yapıları da vejetaryen hayvanların ki gibidir ve tohumların ön sindirimleri için de tükürük yapısı, pityalin içerir.

 

İnsanoğlunun ruhsal evrimini artırmasını amaçlayan bütün dini ve kültürel akımlarda, müslümanlıkta, hristiyanlıkta, uzak doğu dinlerinde, belli bir bilinç düzeyini aşmış kişiler, peygamberler, bilge kişiler, yogiler, diğer canlıları öldürüp yemekten uzaklaşmışlardır. Eski Mısır’ın din adamları asla et yemezler, Yunan filozofları Eflatun (Platon), Sokrates, Pisagor, vejetaryen beslenmenin doğruluğunu savunurlardı. İnka uygarlığının temel özelliklerinden birinin de vejetaryenliği benimsemeleri olduğunu biliyoruz. Hindistan’da Buddha da öğrencilerini et yememe konusunda uyarırmış. Taocu ermişler gibi, ilk hristiyan ve yahudiler de vejetaryenmiş. Hz. Muhammed’de öz yeğenine ve öğrencilerine “ Midenizi hayvanlar için mezar haline getirmeyiniz” der.